BAKAN ÖZHASEKİ;”GEÇİCİ BİR DÜNYA’DA YAŞIYORUZ”

BAKAN ÖZHASEKİ;”GEÇİCİ BİR DÜNYA’DA YAŞIYORUZ” Çevre Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki Kahramanmaraş’ta kentsel dönüşüm Toplu Temel atma töreninde konuştu; “Sayın valim Çok değerli bakanım, milletvekili arkadaşlarım belediye başkanlarımız buraya hayır işlemek için sizler düşünerek evlerinden uzaklardan gelen değerli misafir kardeşlerim Kahramanmaraşlı kardeşlerim hepinizi saygıyla hürmetle selamlıyorum. Bu törenimizin hayırlı olmasını, başlattığımız inşaatların bir an önce kazasız, belasız bitmesini, sonra da içine hak sahibi kardeşlerimizin huzurla oturmasını Cenabı Allah'tan niyaz ediyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz Biraz önce de hepinizin izlediği gibi dokuz bin yetmiş dört konutun ve aynı zamanda iki yüz otuz bir tane de iş yerimizin temelini atacağız. Şehrin merkezinde o inşaatlarımızın büyük bir bölümünü başlatıyoruz. Bundan dolayı sevinçliyiz. Ama bir başka sevincimiz de Hayırsever kardeşlerimizin burada olması. Sizleri unutmaması. Insanoğlu mutfaktır. Deprem olduğunda hep birlikte üzülüyoruz. Ama zaman geçtikçe biraz soğuyor her şey. Ve herkes kendi dünyasına, kendi özel gündemine doğru dönüyor. Sizleri unutmayanlar var. WOW Oteller sahipleri 258 konut yapacaklar Allah razı olsun. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği üç yüz konut yapacaklar, buradalar. Odalar Birliği bin konutun sözünü verdi. Biz burada bir ada hazırladık. Üç yüz altmış üç konutluk. O yüzden tamamını sağ olsun bizim ticaret ve sanayilerimizin temsilcileri olan odalar birliği yapacak. Biraz önce de zaten Zeki Bey sizlere hitap etti. Ama anlamlı bir şey daha vardı. Doğrusu bu bir Galatasaraylı olarak söylemiyorum. Içimden gelerek Yürekten teşekkür ederek söylüyorum. Değerli başkanım sözlerinde de dedi ki iyilikte yarışalım. Evet sportif müsabakalar yaparız. Sahalarda mücadelemizi veririz. Yurt dışında temsil ederiz. Beşiktaş'ımız da Fenerbahçe'mizde, diğer kulüplerde bizim baş tacımız Onlar gözümüzün nuru. Ama istiyoruz ki bu konuda Galatasaray'ı geçsinler. Gelsinler üç yüz konut yapsınlar. Dört yüz konut yapsınlar. Burada hiç değilse müsabaka hızla devam edecek inşallah” dedi. Bakan Özhaseki;”Değerli kardeşlerim geçici bir dünyada yaşıyoruz içimizde bu dünyaya gelmeden cenabı Allah'a dilekçe veren var mı? Ben bu dünyaya gitmek istiyorum. Şu tarihte doğmak istiyorum. Oğlan veya kız olmak istiyorum. Falan milletten olmak istiyorum. Böyle bir talepte bulunan var mı? Hayır. Peki Derken de kimseye sormuyorlar. Işin bitti mi? Seni artık öbür tarafa götürebilir miyim? Oğlanın kızı everdin mi? Borçlar da tamam mı? Öyle bir cevap soru. O da yok. Yüce takdir istediği tarihte dünyaya getiriyor. Sonra dilediği tarihte alıp kendi huzuruna götürüyor Önemli olan ne peki? Ikisi arasında bir süre var. O sürede adam gibi yaşayabilmek. Dosdoğru olabilmek. Insanlara faydalı olabilmek. Eğer bunları yapabiliyorsak ne mutlu bize. Çünkü biriktirdiğimiz malın bu dünyada yığdığımız malın kimseye bir Faydası yok. Ama hayrettiğimiz malı bize hem bu dünyada hem öbür dünyada çok büyük faydası var diye düşünüyorum. Arada diyorlar ki Kayseri niye bu kadar zengin? Doğru. Altı ay kış, altı ay yaz bir memleket. Toprak verimli değil. Inşaat süresi bile altı sekiz geçmiyor. O haldeyken bir bereket fışkırıyor. Niye diye sorduklarında diyorum ki vallahi de billahi de Kayserililer çok hayır işliyorlar. Çok hayır işledikleri için Allah da onlara veriyor diyor. Buna emin olun. Ben belediye başkanlığım döneminde dört beş kez hayırseverler zirvesi yaptım. Bizim zenginlerimiz bine yakın hayreten işlemişlerdi.

 Toplam değeri de milyar doları geçiyordu. Çünkü Kayserililer akıllı adam derler ya başkanım. Geleceği düşünüyorlar. Ahireti de düşünüyorlar. Orayı da sağlama almaya çalışıyorlar. Burada ne kadar hayırlı işler verirse Allah da o kadar orada fazlasını verecek. Onu biliyorlar. O yüzden Galatasaray Başkanı'mızı Tebrik ediyorum. Allah razı olsun. Galatasaray'ın şampiyon olması için yapıyor yani bunları. Allah razı olsun. Değerli kardeşlerim asrın felaketi üzerinden yaklaşık altı ay geçti. Acımız hala taze. Elli bir bin canımızı toprağa verdik. On sekiz ilimiz bundan etkilendi. On dört milyon insan da bir türlü bu zarardan doğrusu Hasar'dan nasibini aldı. Büyük bir yara. Asrın felaketi diyoruz ya Emin olun değil, bin yıllık Anadolu medeniyetimizdeki bu yolculuğumuzda karşımıza çıkan en büyük felaket bu idi. Bundan daha büyük bir felaketle karşılaşmamıştık. Iki tane üst üste birkaç saat arayla deprem ve binlerce binanın yıkılması. Toplamda bakın zaman altı yüz seksen bin konutumuz yerle bir oluyor. Ağır hasarlı veya orta hasarlı yıkılıyor. Yüz yetmiş bin de iş yerimiz. Kolay mı? Ve onlardan da önemlisi elli bir bin canımızı toprağa vermişiz” dedi. Bakan Özhaseki;”Bayramda ben Kahramanmaraş ilçelerindeydim. Bayram namazını kıldıktan sonra milletvekili arkadaşlarımızla beraber çadırlara gittik. Konteyner kentlere gittik. Insanlar elbette ki hüzünlüydü. Devletin verdiği o imkanlardan dolayı Allah razı olsun devletimizden. Cenabıhak devletimize zeval vermesin diye dua ediyorlar Çünkü konteyner bulmakla bir problemdir. Arkasından onların iaşesi, ibadeti ve hayatlarını sürdürebilmeleri için ciddi bir masrafın da yapılması gerekiyordu. Orada gördüğümüz manzara şuydu. Insanlar evet metanetli, Allah'a tevekkül ediyorlar. Devlete dua ediyorlar ama yanıyordu. Kimi çadırda üç evladını kaybetmiş kardeşlerimizle bir araya geldik. Kimi çadırda ayağını kaybetmiş bir annemizle bir araya geldik. O haldeyken şükretmeye devam ediyor Değerli kardeşlerim depremin ilk anından itibaren Sayın Cumhurbaşkanımız önce bu Bölgede bakanlarımızı görevlendirdi. Arkasından valilerimizi, kaymakamlarımızı naçizane ben de o dönemde AK Parti'de yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısıydım. Bin üç yüz doksan belediyeden sekiz yüz dokuzu AK Partili. irili ufaktı. Bu belediyelerimizi en yakın yerlere sevk ettim. Mesela Kahramanmaraş'ımıza Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Kocasinan, Melikgazi Talat ve aynı zamanda Trabzon Belediyesi, onun yanında altmış kadar daha bizim belediyelerimizi buraya sevk ettim. Sadece biz AK Partililer olarak değil, birçok belediye başka partililerden olanlardan. Birçok kardeşimiz buralara yardım getirdi. Bütün bir Türkiye ayaktaydı. Kimse evlerinde o sıcak çorbasını içip ayaklarını uzatmadı. Herhalde her evde hüzün gözyaşları vardı. Sizden acınızı paylaşmak için ellerinden geleni yaptı O tarihlerde bisikletini satıp kumbarasındaki paraları bozdurup buralara ve AFAD'a yardım olarak yaptıran küçücük çocuklarımız vardı. Haklarını erteleyip biriktirdiği hac parasını AFAD'a verip Allah nasip ederse ben bir sene sonra giderim diyen abi ablalarımız vardı. Ve yurt dışından gelen muhataplarımızın birçoğu şöyle söylüyorlardı. Bu afetin eğer yarısı veya dörtte biri bizim ülkemizde olsaydı emin olun biz bunun altından kalkamazdık diyorlardı. Yurt dışından gelen yabancı misyon şefleri, büyükelçiler Arkadaşlarımız bizim muhatap olduğumuz insanların tamamının söylediği söz buydu. Ama biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir millet olarak ayaktaydık. Ve sizlerin yardımına hep birlikte koşmaya gayret ettik. Doğru ben bakan olduktan sonra üç kez geldim. Ama bakan olmadan Kaç kez geldiğime emin olun hatırlamıyorum. Nerede sekiz on kez gelmişimdir. Belediyeleri getirmişimdir. Hepsine görevler vermişimdir. Hiç unutmuyorum. Bir başbakan yardımcısı, sağlık bakanlığı yapan kardeşimiz dedi. Recep Bey buraya gelmişti. Depremin ilk günlerinde. Şöyle söyledi. Bana bir görev veren olmadı. Şu anda da zaten bir görevim de yok. Ama dayanamadım, Erzurum'da oturamadım. Buraya geldim. Çevreyi gezdim. Ne yapabilirim diye düşündüm. Baktım ki bir eksik var. Onu gördüm. Ben o eksikten sorumlu müdürüm artık. Nedir Recep Bey dedim. Ne eksik gördün? Çadırlarda konteyner kentlerinde tuvaletler yok. Tuvalet ve banyolar kurmalıyız. Onların temizliğinden sorumluyum ben de. Şimdi bakar mısınız bu güzelliğe? Başbakan yardımcılığı yapmış bir kardeşimiz. Sağlık Bakanlığı yapmış senelerce. Sağlık reformuna imza atmış, hepimizin medarıiftiharı bir kardeşimiz. Kahramanmaraş'a geldi. Gün burada kaldı. Çadırların etrafındaki tuvaletlerin temizliğiyle birebir ilgilendi. Allah hepsinden razı olsun. Değerli kardeşlerim, yaklaşık bir milyon dokuz yüz beş bin kardeşimiz şu anda evlerinden uzakta. Çadır kentlerde çok az insan ama seksen bine yakın depremzede kardeşimiz bizim yurtlarımızda, sosyal tesislerimizde kalıyor. Dört yüz altmış beş yetmiş bin civarında kardeşimiz de konteyner kentlerde kalıyor. Üç yüz yirmi bin ailemize de kira yardımında bulunuyoruz. Bu kardeşlerimiz Zor şartlarda dışarıda konteynerlerde, çadır kentlerde veyahutta misafir ettiğimiz yerlerde kalırken emin olun bizim gözümüze uyku girmiyor. Bakanlık olarak, hükümet olarak bizim birinci işimiz bu bölgelerde bir an önce sağlıklı konutlar yapmak, sonra da Depremzede kardeşlerimizi bu konutlara aktararak onların huzur içerisinde oturmalarını sağlamak. Kolay değil. Yüz binlerden bahsediyoruz. Söylemesi ne kadar kolay. Sekiz yüz elli bin diyorum değil mi? Sekiz yüz elli bin. Tam beş tane şehrin yeniden sıfırdan yapılması demek. Maddi değer olarak sorarsanız yüz milyar doları geçiyor. Bunca yokluk içerisinde bütün bunların altından inşallah kalkacağız. Zaten yüz seksen bin konutun ihalesini yaptık. Sizler de biliyorsunuz. Inşaatlar devam ediyor. Allah nasip ederse onları zaten ilk etapta yapı yasağı getirdiğimiz yerlerdeki vatandaşlarımıza vereceğiz Size hatırlarsınız. Bu bölgelerde fay hatlarının geçtiği yerlerde yapı yasağı gelmiştir. Onu biraz belki günlerin sıcaklığıyla bilim adamları geniş tutmuşlardır. Şehrimizin en merkezinde yapıya yasaklı hale getirmek o şehrin bir noktada ölüm fermanını imzalamak gibi olur Bilim adamlarımız yeniden çalıştılar. Aylardır çalışırlar. En sonunda dediler ki şehrimizin merkezini biz imara açabiliriz. Ancak fay hatlarını ve fay kırıklarının olduğu yerlerde değil. Altmış metre civarında orada bir boşluğun bulundurulması mecburi. Çünkü haykırıklarının üzerine çelikten bile evler inşa etseniz aşağıdan öyle bir enerji vuruyor ki o sizin yaptığınız evi yerle yeksan ediyor. Tabiatla savaşmanın manası yok. Doğayla savaşılmaz. O gücün karşısında durulmaz. O ancak anlaşılır ve ona uygun tavır hayat devam ettirilir. Buralarda doğru. Biz soykırım olduğu yerde, fay hatlarının olduğu yerde altmış metre genişliğinde bir hayatını boş bırakacağız. Buradaki vatandaşlarımızın haklarını da şimdi bu inşaatlarını yaptığımız yerlerden, rezerv alanlardan vereceğiz. Peki Onun dışında kalan şehrin merkezi ne olacak? Bilim adamları şöyle söylüyorlar. On beş metre kadar mecburen kazık çakılacak. Sonra sert zeminlere inilecek. Sert zeminler bulunduktan sonra inşaat üzerine yapılabilir. En az bir kat veya iki kat bodrum yapılacak üstte de dört katı geçmeyeceğiz. Eğer bizler bu şartlara uyarsak bundan sonra geleceğimiz aydınlık. Yedi buçuk şiddetinde, sekiz şiddetinde deprem de olsa bu şartlara uyduğumuz takdirde Allah'ın izniyle hiçbir şey olmayacak. O yüzden bugün burada merkezdeki inşaatlarda bir taraftan inşallah başlatmış oluyoruz. Değerli kardeşlerim, aslında bizim burada yapmamız gereken yüz on iki bin civarında inşaat var. Bunların bir kısmını elbette başlattık, yapıyoruz. Bir kısmını da sizler yerinde dönüşüm için bizler elimizden geleni yaparız. Bizler de inşallah başlayacak olan kardeşlerimize yardım etmeye devam edeceğiz. Değerli kardeşlerim, her şeyin rezerv alanlarda yapılabilmesi mümkün değil. Sebebine gelince sekiz yüz elli bin konutluk rezerv alan bulmak bir kere mümkün değil. O kadar hazine arazisi yok şehirlerimizi adeta boşaltarak beş kilometre öteye, sekiz on kilometre öteye götürebilmek zaten mümkün değil. Yerimiz de yok. Ikincisi de insanlarımız hatıralarının olduğu yerden, yaşadıkları yerlerden ayrılmak istemiyorlar. Orada zaten kendi hatıraları var Komşulukları var, yaşanmışlıklar var. O bölgelerde yaşamak istiyorlar. Onun içindir ki kim ki evini yapmak isterse biz o kardeşlerimize yardımcı olacağız diye prensip kararı aldık. Bunu yapmadan önce de tüm belediye başkanı arkadaşlarımızı Ankara'ya davet ettik. Hangi olursa olsun geldiler. Bu fikrimizden bahsettik. Onlar da dediler ki evet siz desteklerseniz biz evlerimizi yaparız. Sonra şehirlerimize yeniden gelerek bu şehrin ileri gelenleriyle ticaret sanayi odalarıyla, sivil toplum örgütleriyle, mimar mühendis odalarıyla toplantılar yaptık. Orada da yerinde şartlarını konuştuğumuzda kardeşlerimiz dediler ki evet şehirlerimizin merkezini bir an önce bizim hayata geçirmemiz lazım. Siz yeter ki destekleyin. Biz de destek kararı aldık. Ilk etapta yüz metrekarelik bir ev için bir milyon lira destek veriyoruz. Beş yüz bin lira Beş yüz bin lirası da iki sene ödemesi on sene vadeye bölünmüş olarak faizsiz şekilde tahsis edilecek. Bundan beş sekiz sene sonra verilecek ayda üç bin liranın ne kadar kıymetsiz olacağını sizler de tahmin edersiniz. Neredeyse bu paranın tamamı zirve gibi adeta Şimdi biz bir taraftan konutlar yapıyoruz. Bir taraftan merkezi kendimiz inşa edeceğiz. Kahramanmaraş'ın meydanını oluşturacağız. Ve burada güzel inşaatlarla birlikte her tarafa örneklik teşkil etsin istiyoruz. Ama bundan sonraki iş de biraz sizlere düşüyor. Eğer bir binada on kişi iseniz Lütfen bir araya gelin. Anlaşın. Ortak bir hesap açın. Biz sizi destekleyelim. Oralarda sizlerden asla belediyelerde olduğu gibi ruhsat, harç vesaire gibi paralar istemiyoruz. Yapı denetim firmalarına gidilerek ayrı bir masraf da yapılmayacak. Eğer istiyorsanız bir anlaşıyorsanız sözleşmeler vereceğiz. O tip sözleşmelerle siz yaptırın işinizi. Eğer derseniz ki biz mühendis mimarı arkadaşlarla konuşuruz. Onlara özgün projeler hazırlatırız. Bunu uygularız. Eyvallah. Onu yapın. Itirazımız yok. Ama tip proje biz bu tip projeler uygulayabiliyorsanız TOKİ'mizin yüz metreden başlamak üzere yüz on metre, yüz yirmi metre, yüz elli metre, iki yüz metre gibi değişik büyüklüklerde projelerin hem statik hesapların çözümlenmiş vaziyette hem elektrik hem Makina gibi her türlü mühendislik hizmetleri yapılmış vaziyette sizlere teslim ederiz. Siz alırsınız. Bu tip projelerde uygulayabilirsiniz. Bir an önce başlarsınız. Siz inşaatı devam ettiğiniz takdirde bizler de sizlere yardım etmeye devam ederiz. Ortalama bir inşaatın maliyeti ne kadar gideceğini çok hesapladım. Neredeyse yüz metrekarelik bir evin maliyetinin tamamını bir devlet olarak karşılıyoruz. Daha büyük oranda bir metrekarede ev yapacaksanız onun için de kredi miktarını yedi yüz bin liraya, sekiz yüz bin liraya kadar arttıracağız. Değerli kardeşlerim Sayın Cumhurbaşkanımızın ilgisini biliyorum. Biraz önce Vali Bey söyledim. Buraya sadece altı kez geldiler. Ve her oturduğumuzda, ilk günden maddelerimizden birisi Kahramanmaraş'ta ne yapıyorsunuz? Hatay'da ne yapıyorsunuz? Deprem bölgelerindeki çalışmalar nasıl gidiyor? Oradaki kardeşlerimizin durumu Biz gece gündüz demeden program yapıyoruz. Emin olun biraz önce anlattığım programların tamamını belediye başkanlarımızı pazar günleri çağırarak çalışıyoruz. Tatil mevhumu olmadan çalışıyoruz. Biz üzerimize düşeni hakkıyla yapıyoruz. Fedakarlık ediyoruz. Bundan sonrasında sizlerin de gayretiyle inşallah bu şehirleri ayağa kaldıracağız. Ama şunu bilin. Dört tane kırmızı çizgimiz var. Bunlardan asla ödün vermeyeceğiz. Birincisi fay kırıkları üzerine bir daha yapı asla yapılamayacak Kırıklar üzerine. Fay hatlarının geçtiği yerlere eğer yeniden yapı yapılırsa, herhalde bunu yapana deli derler. Çünkü aşağıda doğa öyle bir şekilde güçlü bir enerjiyle dışarıya doğru vuruyor ki üzerine ne yaparsanız yapın bir dakika. Çelikten de binalar inşa etseniz yıkıp atıyor O yüzden fay hatları üzerine asla bir daha yapı yaptırmayacağız. Bunu imar planlarına da işliyoruz. Ikincisi deri yataklarının olduğu yerlerin zeminin çürük olduğu yerlere bir daha yapı yapılamayacak. Sıvılaşma olan yerlere de yapılmayacak. Ama önemli bir şey de şu Sonra mühendislik hesapları yapılırken daha sonra uygulama safhasında sıfır toleransla devam edeceğiz. Sulanmadıysan ne olur bir şey olmaz devam et. Demir biraz eksik olsa ne olur ki zaten? Şu da olmasa da olur gibi bahanelerle söylenen ve zamanında ihmal edilerek Yapılan evlerin dönüp dolaşıp bir gün bizi vuracağını hepimizin bilmesi lazım. Bilmiyorum hiç uçaklarda iki tane pilotun karşılıklı birbirlerine komut verdiğini gördünüz mü? Hiç dinlediniz mi? Birisi komut verip diğerisi yerine getirir. Hiçbir şekilde uçaktaki pilotlardan birisi o komutları aldığı zaman onu bir şey olmaz demez. Neden? Yüzlerce insanı havaya çıkarıyor. Ve sahibi selamete doğru götürüyor. Onların hayatı söz konusu. Orada insanların hayatı kıymetlidir. Içinde çocuklarımızla oturduğumuz, sevdiklerimizle oturduğumuz, bizim hayatımız kıymetli değil mi? Evler yapılır ki ne ihmalkar davranıp da geç orayı da bir şey olmaz diyerek devam ederiz ki bundan sonra bizim titizleneceğimiz konu da bu. Bir müddet imar planları hususunda Çevre Şehircilik Bakanlığı yetkili. Eğer dar sokaklar varsa genişleteceğiz. Şehrimizin merkezinde numune olarak şehrin meydanlarının inşaatına da biz başlıyoruz. Çünkü şehrin meydanları o şehrin belki de yüzlerce yıl yaşayacak, hepimizin hatıralarının olduğu, geleceğe doğru hatıra resmi çektirmek istediğimizde başına geçip resim verdiğimiz yerler, övündüğümüz yerleri, iftihar ettiğimiz yerleri projeler biraz önce ileri gelen kardeşlerimize, büyükşehir belediyemizde izledik. Kahramanmaraş için de gerek şehir meydanı ve gerekse çevredeki ilk etapta yapılacak olan yerlerin projelerini arkadaşlarımıza buradan Gösterdik. Herkesin de çok hoşuna gitti. Inşallah bizim başlattığımız bu projeler çevreye doğru dalga dalga yayılır ve çok güzel bir karşı karşıya kalır. Evet bir felaket yaşadık. Ama bu felaketi bir taraftan da fırsata çevirip doğru işler yaparak En güzel şekilde Kahramanmaraş'ımızı yeniden inşa etmenin peşindeyiz. Değerli kardeşlerim, depremin olduğu ilk günden itibaren buradaydık. Aradan altı ay geçti, buradayız. Ve bu altı ay süresi içerisinde çok da önemli işler yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize dönük, bizim ekibimize dönük. Kardeşim Allah sizlerden razı olsun deyinceye kadar buradayız, endişeniz olmasın. Asla buradan da gitmeyeceğiz. Bu evler bizim. Sizler içerisine huzurla oturuncaya kadar buradayız. Sizler bize dua Hakkımız helal olsun deyinceye kadar buradayız. Onu bilin. Inşallah bunları biz hakkıyla yerine getiririz. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Ben inanıyorum ki iyi niyetle yola çıkarın. Gayret edelim, uğraşanın yardımcısı Cenabı Allah'tır. Cenabı Allah o iyi niyetle yola çıkan elinden tutar, gören göz olur. Yüreğin ayağı olur. Ve inşallah işleri de rast gider. Bugün burada dokuz bin yetmiş altı konutun hep birlikte temelini atıyoruz. Şehir meydanımızın projesine başlıyoruz. Şehrimizin merkezinde hepimizin hatırası olan Hükümet Caddesi'nden.  Azerbaycan Caddesi'ndeki konutların temelini atıyoruz. Hayırlı işe başlıyoruz. Şimdi burada hep birlikte bismillah diyerek başlıyoruz” dedi.

Benzer Videolar