Başkan Akpınar’dan Düşündüren Makale: “İki Günü Eşit Olanlar ve Kaybedilen Endülüs”
SEYAHATTEN DOĞAN BİR MUHASEBE YAZISI
Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, Portekiz ve İspanya seyahati sonrası kaleme aldığı “İki Günü Eşit Olanlar ve Kaybedilen Endülüs” başlıklı makalesinde tarih, medeniyet ve toplumsal sorumluluk üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akpınar, yazısının masa başında değil; Lizbon, Sevilla ve Kurtuba sokaklarında yürürken zihninde oluşan soruların bir muhasebesi olarak ortaya çıktığını ifade etti.
“ENDÜLÜS SADECE BİR COĞRAFYA DEĞİLDİ”
Makalesinde Endülüs medeniyetinin yalnızca bir toprak parçası değil; ilim, şehircilik ve birlikte yaşama kültürü olduğunu vurgulayan Akpınar, bugün Batı dünyasında sahiplenilen pek çok bilimsel ve mimari birikimin temelinin bu coğrafyada atıldığını belirtti. Ancak bu büyük mirasın bir anda değil, fark edilmeden ve yavaş yavaş kaybedildiğine dikkat çekti.
ÇÖKÜŞÜN NEDENLERİNE TARİHİ BAKIŞ
Akpınar, Endülüs’ün gerileme sürecini; birlik zayıflığı, istikamet kaybı ve mücadele iradesinin gevşemesiyle açıkladı. Ortak hedef ve sorumluluk bilincinin kaybolmasının çözülüşü hızlandırdığını ifade eden Başkan, Granada’nın düşüşünü ise yalnızca tarihsel bir olay değil, bir medeniyetin çözülüş belgesi olarak nitelendirdi.
“MEDENİYET SADECE BİNA DEĞİLDİR”
Şehirlerin mimari yapılarının hâlâ ayakta olduğunu ancak ruhlarının kaybolduğunu vurgulayan Akpınar, medeniyetin yalnızca taş ve planlardan ibaret olmadığını, süreklilik gerektirdiğini dile getirdi. Geçmişle övünmenin yeterli olmadığını belirten Başkan, geçmişten sorumluluk çıkarmayan toplumların tarihin gölgesinde kalacağını ifade etti.
TOPLUMLARA MESAJ: HER NESLİN KENDİ ENDÜLÜS’Ü VAR
Makalesinde günümüze de göndermelerde bulunan Akpınar, ister bir şehir ister bir kurum yönetilsin, her günün dünden ileri olmaması hâlinde gerilemenin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Her neslin kendi “Endülüs” sınavıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Başkan, toplumların bu mirası ileri taşımak ya da kaybedilen değerleri uzaktan izlemek arasında seçim yaptığını vurguladı.
Akpınar’ın seyahat notlarından süzülen makalesi, tarihsel bir örnek üzerinden günümüze yönelik güçlü bir uyarı ve düşünsel çağrı olarak değerlendirildi.