Osmanlı’nın Kudüs’e, Medine’ye Uzanan Rüyası: Şam Tren Garı

Kahramanmaraşlı Gazeteci Osman Tuğrul Tuğ – Şam'dan bildirdi Şam’da gün doğarken, yüz yıl önce hacca giden hacıların heyecanı hâlâ istasyon binasının taş duvarlarında yankılanıyor. Güneşin ilk ışıklarıyla birlikte tozlu yolları aydınlatan bu şehirde, Osmanlı’nın rüyası olan Hicaz Demiryolu’nun en önemli duraklarından biri yükseliyor: Şam Hicaz Tren Garı. Bugün çatısı kısmen çökmüş, raylarının üstünde otlar bitmiş olsa da, bu istasyon hâlâ tarih kokuyor. Adeta bir zaman kapsülü gibi… Bu yazıda, sadece bir tren garını değil, bir medeniyetin izini süreceğiz. Bir İmparatorluk Projesi: Hicaz Demiryolu 1900 yılında Sultan II. Abdülhamid’in emriyle inşasına başlanan Hicaz Demiryolu, yalnızca bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda siyasi bir vizyondu. İstanbul’dan başlayıp Şam üzerinden Medine’ye kadar uzanması planlanan bu hat, hem hac yolculuğunu kolaylaştıracak hem de Osmanlı’nın Arap topraklarındaki otoritesini pekiştirecekti. Neden Yapıldı? Şam Tren Garı’nın Mimari Güzelliği Şam’daki istasyon binası, klasik Osmanlı mimarisinin modern çizgilerle buluştuğu etkileyici bir yapıydı. Giriş kapısının üzerindeki Osmanlı arması hâlâ duruyor. İçeride, dönemin saati, eski bilet gişeleri, buharlı trenlerin fotoğrafları duvarları süslüyor. Her taşında, her kirişinde bir hatıra gizli.   Savaşın ve İhmalin Gölgesinde Ne yazık ki bu ihtişam, iç savaşın acımasız yüzünden nasibini almış. Suriye İç Savaşı sırasında Baas rejimi, Şam’daki bu istasyonu askeri amaçlarla kullanmış. Tren bakım atölyeleri yağmalanmış, müzede sergilenen tarihi tren vagonları ateşe verilmiş. Yıllarca süren ihmal ve vandalizm, bu Osmanlı yadigârını adeta harabeye çevirmiş. İstasyonda çalışan eski makinist Yahya El-Hulvani şöyle diyor: “Trenlerde ne kadar bakır parça varsa çalındı. Burada her şeyi tamir ederdik. Şimdi sadece sessizlik var.” Türkiye’den Umut Veren Girişim Ancak tünelin ucunda bir ışık var. Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı, Hicaz Demiryolu’nun İstanbul–Şam ayağını restore etmek için çalışmalara başladı. Eğer bu proje hayata geçerse, Şam Tren Garı yeniden tren sesleriyle, yolcuların telaşıyla, hatıralarla dolup taşacak.  Bir Gezginin Gözünden Ben bu istasyonu gezdiğimde, geçmişin ayak izlerini sürer gibiydim. Paslı raylara bakarken, 1910’da Medine’ye doğru yola çıkan bir dedenin dualarını duyar gibi oldum. Bilet gişesinin önünde durduğumda, genç bir Osmanlı zabitinin annesine el salladığı an canlandı gözümde. Bu tren garı, sadece bir taş bina değil; bu topraklarda bir zamanlar yaşayan bir imparatorluğun kalp atışları.    Ziyaretçilere Notlar    Son Söz Şam Tren Garı, yalnızca rayların, lokomotiflerin değil; ideallerin, birliklerin, duaların ve ayrılıkların durağıdır. Bugün yeniden inşa edilmeyi bekliyor. Belki bir gün bir tren sesiyle, zaman tekrar harekete geçer. Ve o ses bize, Osmanlı’nın hayal ettiği o büyük coğrafyanın hâlâ kalbimizde yaşadığını hatırlatır. Haber: Osman Tuğrul Tuğ
Benzer Videolar