YAVUZ AĞIRALİOĞLU: STAJ VE ÇIRAKLIK MAĞDURLARINI DUYACAKSINIZ
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Staj-Çıraklık Sigortası Konferansı’na
katıldı. Ağıralioğlu konferansta hükümetin Staj ve çıraklık mağdurlarını duyması
gerektiğini belirterek, “Staj ve çıraklık mağdurlarının hakkı vardır. İnsanı yaşat ki devlet
yaşasın diyorsanız staj ve çıraklık mağdurlarını duyacaksınız kardeşim. Genellikle
arkadaşlarımla; hakkı yenenlerin toplanıp toplanıp hakkımızı yediniz diye bağırdığı değil,
hakkı yenmiş kimsenin kalmadığı bir memleket olduğu duygusuyla kıymetli bir mücadeleye
girdik biz. Bunu bilesiniz. Bir milletin evladısınız; haklarınız var, alacaksınız. Bunlardan
alamazsanız, bizden alacaksınız” diye konuştu.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Staj-Çıraklık Sigortası Konferansı’na katıldı. Staj
ve çıraklık mağdurlarının sorunlarını dile getiren Ağıralioğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
STAJ VE ÇIRAKLIK MAĞDURLARININ HAKKI VARDIR
“Allah devlete zeval vermesin der Türk milleti. Allah devlete zeval vermesin. Devlet zeval
bulunca millet başına ne geldiğini bildiği için böyle bir dua düşmüştür diline. Allah devlete zeval
vermesin. Devlet; adaletsiz olunca zeval bulur. Devlet; sağır olunca, kanınca, kandırınca zeval
bulur. Devlet; vatandaşını ayırınca zeval bulur. Yakın olanı, uzak olanı; kendinden olanı, olmayanı;
menfaat umduğunu, ummadığını ayırıp kayırıp hepsine farklı muamele edince zeval bulur. O
yüzden devleti ayağa kaldıracak olan şey, hakkı teslim edebilme kabiliyetindedir. Staj ve çıraklık
mağdurlarının hakkı vardır. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyorsanız staj ve çıraklık mağdurlarını
duyacaksınız. Genellikle arkadaşlarımla; hakkı yenenlerin toplanıp toplanıp hakkımızı yediniz
diye bağırdığı değil, hakkı yenmiş kimsenin kalmadığı bir memleket olduğu duygusuyla kıymetli
bir mücadeleye girdik biz. Bunu bilesiniz. Bir milletin evladısınız; haklarınız var, alacaksınız.
Bunlardan alamazsanız, bizden alacaksınız. Ama şunu unutmayın: Mensup olduğunuz millet, bağlı
olduğunuz devlet, organizasyonlarda kendisine türküler söylediğiniz, gölgesinde türkülerle
şenlendiğiniz bayrak, evlatlarınızla beraber yaşadığınız; yarın vefat edince evlatlarımız ne olacak
duygusu yaşamadan aslında veda edeceğiniz bu memleket zor zamanlardadır. Memleketin iki
yakasını bir araya getirecek, hazinesini dolduracak, parasını itibarlı hale getirecek, satın alma
gücünü yükseltecek; hak arayanların değil, hakkı verenlerin, hakkı verilenlerin hakkını aldığı için
rahat ve huzurla yaşayanların memleketi haline getirmek zorunda olduğumuz zor bir süreçteyiz.
GECİKMİŞ ADALET DE ADALET DEĞİLDİR
Kaynak sizin, borç sizin, dert sizin; çalışan sizsiniz, hakkı yenen sizsiniz. Bağıran siyasetçiler
döneminin son bulması gerektiğine inanıyorum. Çocuk sizin, çalışan evlat sizin. Çalıştığınız halde
hakkınız verilmediği için mağdur olan sizsiniz. Sizin üzerinizden borçlanıp sizin kaynaklarınız
israf ediliyor. Size ait olan paralar çarçur edildiği için size imkân sunulamıyorsa; özür dilenmesi
gereken sizlersiniz. Hakkınız yendi. Gecikmiş haklarınız size bu kadar zamandan sonra verilse ne
olur dedirtecek kadar tahammül sınırlarının zorlandığı bir arifedesiniz. Yani sizin şimdi niceleri
var; iş başlangıcı 25-30 sene önce aslında yapılsa alacağı hakları toplasanız, mağduriyetlerini
toplasanız, şimdi verseniz Yahu iş işten geçti! diyecek yaşlara gelmiş olanlarınız var. Dolayısıyla
devleti devlet yapan şey, hakkı zamanında vermesidir. Gecikmiş adalet de adalet değildir. Yani
sonradan düzelsin diye uğraşıyoruz ama; adaletin gecikenine de adalet denmiyor, biliyorsunuz.
ZAMANINDA KAVUŞAN DEVLETİ SİZE GÖSTERECEĞİZ
Yapabilselerdi yaparlardı. Yapamıyorlar. Artık şunu niçin yapıyorsunuz, yapmıyorsunuz demekten
vazgeçtim. Artık memleketi alalım iradesine dönüştürdüm. Artık şöyle: Size güvendik, verdik; size
inandık, arkanızda durduk. Arkanızdan dualarla, arkanızdan hayallerle, arkanızdan evlatlarımıza
içinde huzurla yaşanacak bir memleket bırakabileceğinize kaville 23 yıldır durduk. Her
düştüğünüzde kaldırdık. Her istediğinizde, istediğinizden daha fazlasını verdik. Başaramadınız.
Şimdi; size nezaketle, duayla, ümitle verdiğimiz memleketi kararlılıkla geri alacağız. Memleketi
geri alacağız. Yapamıyorsunuz; alacağız. Veremiyorsunuz; vereceğiz. Duyamıyorsunuz;
duyacağız. Halledemiyorsunuz; halledeceğiz. Milletinizi sarıp sarmalayamıyorsunuz; sarıp
sarmalayacağız. Çıraklık ve staj mağdurlarımızın dahil, hiç kimsenin hakkına zamanında
kavuşamıyorsunuz. Zamanında kavuşan devleti size göstereceğiz.”