romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
DOLAR 49,73080,18%
EURO 55,7341-0,11%
ALTIN 6.433,260,13
BITCOIN 40590570.14945%
Kahramanmaraş
19°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Mehmet Akpınar’dan “Örümcek Ağına Sığınanlar” Makalesi: “Allah’a Dayanan Yıkılmaz”
  • Habernik
  • Genel
  • Belediye
  • Mehmet Akpınar’dan “Örümcek Ağına Sığınanlar” Makalesi: “Allah’a Dayanan Yıkılmaz”

Mehmet Akpınar’dan “Örümcek Ağına Sığınanlar” Makalesi: “Allah’a Dayanan Yıkılmaz”

ABONE OL
23 Ekim 2026 13:22
Mehmet Akpınar’dan “Örümcek Ağına Sığınanlar” Makalesi: “Allah’a Dayanan Yıkılmaz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, kaleme aldığı “Örümcek Ağına Sığınanlar” başlıklı makalesinde hakikat, adalet, ahlak, haset ve insan ilişkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kur’an-ı Kerim’in Ankebût suresindeki örümcek evi benzetmesinden hareket eden Akpınar, insanın dayanağının makam, menfaat ve ilişkiler değil, Allah’a güven ve hakikat olması gerektiğini vurguladı.

Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, 23 Ekim 2026 tarihli makalesinde toplumsal ilişkilerde ahlaki ölçülerin korunması, eleştiri ile itibarsızlaştırma arasındaki farkın gözetilmesi ve insanların somut deliller olmadan suçlanmaması gerektiğine dikkat çekti.

“Örümcek Ağına Sığınanlar” başlıklı yazısında Kur’an-ı Kerim’in Ankebût suresinin 41. ayetini merkeze alan Akpınar, örümcek ağının dışarıdan güvenli görünmesine rağmen kırılganlığıyla insanlara önemli bir mesaj verdiğini belirtti. İnsanların makamlarına, çevrelerine, ilişkilerine ve oluşturdukları algılara aşırı güven duymasını bu benzetme üzerinden değerlendiren Akpınar, gerçek gücün hakikate ve Allah’a dayanmakla mümkün olduğunu ifade etti.

“Sevmek Başka, Kulluk Derecesinde Bağlanmak Başkadır”

İnsanların ailelerini, dostlarını ve yakınlarını sevmesinin doğal olduğunu belirten Akpınar, asıl tehlikenin sevginin insanı körleştirmesiyle başladığını kaydetti. Bir kişinin, grubun, liderin veya düşüncenin hakikatin önüne geçirilmesinin doğru ile yanlış arasındaki ölçüyü bozabileceğine işaret eden Akpınar, adaletin ve doğruluğun şahıslara göre değişmeyeceğini vurguladı.

Akpınar, hakikatin kişilere veya siyasi yapılara göre şekillendirilemeyeceğini belirterek, insanların kendi taraflarının yanlışlarını savunurken karşı tarafın doğrularını reddetmesinin ciddi bir ahlaki sorun olduğuna dikkat çekti.

15 Temmuz Vurgusu: “Geçmişten Ders Çıkarmalıyız”

Makalesinde toplumun hakikat adına hareket ettiğini ileri süren ancak farklı düşünenleri kolaylıkla hedef alan anlayışları da eleştiren Akpınar, 15 Temmuz hain darbe girişiminin önemli dersler içerdiğini ifade etti.

Bir insanın güler yüzlü olması, güzel konuşması veya kendisini iyi niyetli göstermesinin samimiyetini kanıtlamayacağını belirten Akpınar, asıl ölçünün zor zamanlarda ortaya konulan davranışlar olduğunu kaydetti. Bununla birlikte hiç kimsenin delilsiz suçlanamayacağını vurgulayan Akpınar, geçmişte yaşananlardan ders çıkarılması ve benzer yöntemlere karşı dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.

Sosyal Medyadaki İddialara ve İtibarsızlaştırma Çabalarına Dikkat Çekti

Akpınar, sosyal medya üzerinden somut belgeye veya doğrulanmış bilgiye dayanmadan ortaya atılan iddiaları da makalesinin önemli başlıklarından biri yaptı.

“Biz sadece soruyoruz” ifadesinin her durumda masum bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Akpınar, soru sormak ile soru görüntüsü altında insanları itibarsızlaştırmaya çalışmak arasında fark bulunduğunu ifade etti.

Eleştiri ile algı oluşturmanın birbirinden ayrılması gerektiğini kaydeden Akpınar, insanların şahsiyetini hedef alan ve toplumdaki güvenilirliğini zedelemeye yönelik ima ve yönlendirmelerin ahlaki açıdan sorgulanması gerektiğini belirtti.

“Bataklıkta Mücadele Etmeyiz”

Makalesinde sürekli yeni iddialar ve şüpheler üreterek tartışma ortamı oluşturan yaklaşımlara da değinen Akpınar, bu tür tartışmaların hakikati ortaya çıkarmaktan uzaklaşabileceğini ifade etti.

Kendi anlayışlarının insanları birbirine düşürmek yerine bir araya getirmek, şüphe üretmek yerine güven oluşturmak ve insan onurunu korumak olduğunu belirten Akpınar, gerektiğinde haklarını hukuk çerçevesinde savunacaklarını ancak seviyesiz tartışmaların tarafı olmayacaklarını vurguladı.

Akpınar, bu yaklaşımını “Biz bataklıkta mücadele etmeyiz. Çünkü bataklığa giren, karşısındakini değil, önce kendisini kirletir” sözleriyle dile getirdi.

Haset ve Kibir Uyarısı

Hasedin insanın hem iç dünyasına hem de çevresiyle ilişkilerine zarar verdiğini belirten Akpınar, başkalarının başarılarından rahatsız olmanın ve sürekli başkalarının hayatıyla meşgul olmanın kişiyi kendi huzurundan uzaklaştırdığını ifade etti.

İnsanın başkalarında kusur aramak yerine öncelikle kendi nefsini sorgulaması gerektiğine işaret eden Akpınar, yalan üzerine güven, iftira üzerine itibar, haset üzerine kardeşlik ve kibir üzerine hakikat inşa edilemeyeceğini kaydetti.

“Bizim Dayanağımız İnsanlar Değil, Allah’tır”

Makalesinin son bölümünde inanç, adalet ve doğruluk vurgusu yapan Mehmet Akpınar, insanların baskı veya tepki korkusuyla doğru bildiklerinden vazgeçmemesi gerektiğini belirtti. İnsanların hata yapabileceğini ve eksiklerinin bulunabileceğini ifade eden Akpınar, önemli olanın doğru niyet, hak istikamet ve adalet ölçüsünü korumak olduğunu dile getirdi.

Akpınar, yazısını şu ifadelerle tamamladı:

“Bizim dayanağımız insanlar değil, Allah’tır. Bizim ölçümüz menfaat değil, hakikattir. Bizim yolumuz iftira değil, adalettir. Ve bizim inancımız şudur: Allah’a dayanan yıkılmaz.”

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP