Bir şehrin hafızası, yalnızca yapılan yatırımlarla değil, o şehre ömrünü adamış insanlara gösterdiği vefayla da ölçülür. Çünkü hizmet unutulursa emek değersizleşir, verilen sözler tutulmazsa güven yara alır.
Bugün Kahramanmaraş’ta üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konu var: 38 yılını bu şehre ve devlet hizmetine adamış Seydihan Küçükdağlı’nın tecrübesi neden hâlâ değerlendirilmiyor?
1987 yılından itibaren Kahramanmaraş’a hizmet eden, 38 yıllık meslek hayatında öğretmenlikten yöneticiliğe, bürokrasiden devlet adına önemli sorumluluklar üstlenmeye kadar pek çok görevde bulunan bir isimden söz ediyoruz. 9 hükümet, 8 bakanlık ve 7 valilik dönemine tanıklık etmiş bir tecrübe… Bu, sıradan bir özgeçmiş değil; aynı zamanda şehrin kurumsal hafızasıdır.
Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü görevinden alınmasının ardından araştırmacı kadrosuna atanan Küçükdağlı’nın bilgi ve birikiminden yeniden aktif görevlerde yararlanılması gerektiği yönündeki beklenti ise hâlâ karşılık bulmuş değil.
Üstelik bu konuda verilen bir söz de var.
AK Parti Kahramanmaraş milletvekillerinden birinin, “Sayın Bakanımızla kendi aramızda da konuştuk. Mayıs 2026’ya kadar bu işi çözeceğiz.” şeklindeki açıklaması, doğal olarak umutları artırmıştı. Ancak bugün Kasım 2026. Verilen tarihin üzerinden 5-6 ay geçmiş olmasına rağmen beklenen adım henüz atılmadı.
Şimdi sormak gerekiyor: Bir sözün yerine getirilmesi için daha ne kadar beklenmeli?
Vefa, sadece geçmişte yapılan hizmetleri hatırlamak değildir. Vefa, o hizmetlerin sahibine bugün de değer vermektir. Liyakat ise yalnızca konuşmalarda savunulacak bir kavram değil, kararlarla ortaya konulması gereken bir anlayıştır.
Kimse kimseden ayrıcalık istemiyor. İstenen; 38 yıllık emeğin karşılıksız bırakılmaması, devlet tecrübesinin değerlendirilmesi ve bu birikimin Kahramanmaraş’a yeniden kazandırılmasıdır. Büyükşehir Belediyesinde bir yöneticilik görevi ya da Bakanlık bünyesinde uygun bir üst düzey görev, bu tecrübenin değerlendirilmesi için seçenekler arasında düşünülebilir.
Bugün asıl mesele bir makam meselesinden çok daha büyüktür. Çünkü yıllarını kamu hizmetine vermiş bir insana gösterilen yaklaşım, yarın aynı yollardan geçecek genç bürokratlara da bir mesajdır.
İnsanlar makamlarıyla değil, geride bıraktıkları hizmetlerle hatırlanır. Siyasetçiler de verdikleri sözleri ne kadar yerine getirdikleriyle değerlendirilir.
Kahramanmaraş’ın milletvekillerine, yerel yöneticilerine ve karar vericilerine düşen sorumluluk bellidir: Artık yeni vaatler değil, verilen sözün gereğini yerine getirecek somut bir adım atılmalıdır.
Çünkü 38 yıllık hizmetin karşılığı sessizlik, devlet tecrübesinin karşılığı bekleyiş olmamalıdır.
Unutmayalım; vefa hatırlamak, liyakat hakkını vermek, siyaset ise verilen sözün arkasında durmaktır.
Bir şehir, kendisine hizmet edenleri unutmazsa büyür. Bir yönetim, verdiği sözü tutarsa güven kazanır.
38 yıllık emek, birkaç güzel cümleyle geçiştirilemeyecek kadar değerlidir.
GENEL
04 Kasım 2026GÜNDEM
04 Kasım 2026GÜNDEM
04 Kasım 2026GENEL
04 Kasım 2026EKONOMİ
04 Kasım 2026
1
VEFASIZLIK MI, LİYAKAT KAYBI MI?
2
ARASA (CIĞCIĞI) CAMİİ GERÇEĞİ: YIKIM DEĞİL, TARİHE SAHİP ÇIKIŞ
3
HG Hospital: Dr. Halil Gürsoy’un Vizyonu ile Kahramanmaraş’ta Sağlığın Yeni Merkezi
4
İmar Planları Çizgiyle Değil, Hayatla Ölçülmeli
5
MHP Genel Merkezi Başkan Hüseyin Vahit Demiröz’ün Affını Kabul Etmemelidir
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.