romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
DOLAR 44,9278 0.09%
EURO 52,7447 -0.11%
ALTIN 6.870,300,88
BITCOIN 34826172.52114%
Kahramanmaraş

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Toyota Plaza Toymar
Toyota Plaza Toymar
YAVUZ AĞIRALİOĞLU: MEMLEKETİN GÜNDEMİNE ODAKLIYIZ

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: MEMLEKETİN GÜNDEMİNE ODAKLIYIZ

ABONE OL
11 Şubat 2026 18:22
YAVUZ AĞIRALİOĞLU: MEMLEKETİN GÜNDEMİNE ODAKLIYIZ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut
Arıkan’ı ziyaretinde yaptığı açıklamada, “İktidarın duyamadığı, göremediği, anlayamadığı ve
çözemediği ne kadar sorun varsa, bunları yeni bir enerji ve yeni bir sorumluluk anlayışıyla
çözmek; dertleri bitirip ülkemizi daha güçlü bir geleceğe taşımak için yollardayız, gayret
ediyoruz. Bu yüzden memleketin gündemine odaklıyız” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut
Arıkan’a nezaket ziyaretinde bulundu. Ağıralioğlu’na parti heyetinde Genel Sekreter Nihal
Ağca, Toplumsal Politikalar Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zeki İşcan, Kültür&Sanat ve Turizm
Politikaları Başkanı Muhammed Hakan Tanrıöver, Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları
Başkanı Emine Küçükali Gürkök ile AR-GE ve Parti İçi Eğitim Okulu Başkanı Prof. Dr.
Özcan Güngör eşlik etti.
“İSTİŞARE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ…”
Ziyaret sonrası yapılan basın toplantısında, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu
özetle şunları söyledi:
“Samimi şekilde bir araya gelmeye ve istişare etmeye devam edeceğiz. Milletin sahipsiz,
dertlerinin çözümsüz olmadığını, bu şartlardan çok daha iyi şartlarda yaşamanın mümkün
olduğunu; Türkiye'nin doğru yönetildiğinde yalnızca 85 milyona değil, 850 milyona dahi
yetebilecek potansiyele sahip bulunduğunu hem göstereceğiz hem de milletimizin umutlarını
diri tutarak temsil edeceğiz inşallah. Verimli bir ziyaret ve verimli bir istişare oldu. Ev
sahiplikleri için çok teşekkür ediyorum.
Ülkenin acil sorunları nelerdir, hangi meseleler daha önemlidir, hangileri duyurulmalı,
hangileri daha çok gündeme getirilmelidir, memleketin ve milletin gerçek gündemini konuşan
siyasetin hayata geçirilmesi nasıl sağlanabilir… Bunları istişare ettik. Çünkü Türkiye'de
siyasetin bir gündemi var, bir de milletin gündemi var. Türkiye'de siyasetin konuşulmasını
istediği bir gündem var; milletin ise konuşulması elzem olan bir gündemi var.
SİYASİ BÜNYE YAŞLANDI, YIPRANDI…
Dolayısıyla biz muhalefet partileriyiz. Millet içiniz, milletin dertlerine derman olmak içiniz.
İktidar bu kadar uzun süre görevde kaldığı için siyasi bünyenin yaşlandığını ve yıprandığını
düşünüyoruz. Bu nedenle iktidarın duyamadığı, göremediği, anlayamadığı ve çözemediği ne
kadar sorun varsa, bunları yeni bir enerji ve yeni bir sorumluluk anlayışıyla çözmek; dertleri
bitirip ülkemizi daha güçlü bir geleceğe taşımak için yollardayız, gayret ediyoruz. Bu yüzden
memleketin gündemine odaklıyız. Milletin konuşulmasını istediği sorunların ve duyulmasını

arzu ettiği dertlerin dile getirilebildiği, çözülebilecek olanların çözüldüğü; çözülemiyorsa
yönetimin devredilebildiği ya da devralınabildiği bir siyasal eşikte duruyoruz.”
BAKAN DEĞİŞİKLİKLERİ HAYIRLI OLSUN…
Ağıralioğlu, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı atamalarına yönelik gelen soruya ise yanıtı
verdi:
“Memleketimiz için hayırlı olmasını temenni ederiz. Görev yapan arkadaşlar ellerinden
geldiğince mücadele ettiler; kendilerine emekleri için teşekkür ederiz. Ancak bundan sonra
söyleyeceklerimiz siyasi değerlendirmelerimizle ilgilidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet
Sistemi, yargıyı siyasallaştırdığı ve yargının siyasetin gölgesinde kaldığı yönünde eleştirilere
konu olmaktadır. İktidar partisinin HSK ve Anayasa Mahkemesi üzerindeki hakimiyetinin,
partili cumhurbaşkanlığı modeliyle birleşmesi sonucunda yargının siyasetin tesiri altında karar
vermek zorunda kaldığı yönünde tenkitler yapılmaktadır. Bizim bu konuda kuvvetler
ayrılığına dair bir hassasiyetimiz vardır.
“SÜREKLİ ELEŞTİRMEKTEN YORULDUK”
Sürekli eleştirmekten yorulduk. Hakkımızda pek çok dava açıldı, bu davalar kamuoyunda
tartışıldı. ‘Bu adil mi’ denildi. ‘Mahkeme kararlarına saygılı olun’ denildi. Hükümet, siyasi
vizyonunun hilafına çıkan kararlarda Anayasa Mahkemesi'ni dahi sorgulayabildi. Bunların
hepsi gözümüzün önünde oldu. Bu nedenle özellikle adli bürokraside görev yapanların,
emeklilik ya da görevden ayrılma sonrasında belli bir süre siyasete girmelerinin önünün
kapatılması gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin yedi yıl gibi bir süre öngörülebilir. Emekli olan
ya da görevinden ayrılan bir adalet bürokratının, en az bir seçim dönemi geçmeden siyasi
pozisyon almaması gerekir.
“ÇÖZÜM; CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ’NİN
DEĞİŞTİRİLMESİDİR”
Bazı mesleklerde siyasete geçişlerin belirli bir süre sınırlandırılması gerekir. Aksi halde
verilen kararların bir ödül ya da mükafat beklentisiyle ilişkilendirilebileceği düşüncesi ortaya
çıkabilir. Yargının töhmet altında kalmaması için bu alana bir sınırlama getirilmesi gerektiğini
düşünüyoruz. Yargı ile siyaset arasındaki bu geçişkenlik, devlete ve adalet duygusuna olan
güveni azaltabilecek bir ilkesizlik alanı oluşturmaktadır. Meseleyi ilkesel zeminde ele almayı
tercih ediyorum. Bunun önüne geçecek düzenlemeler yapılmalıdır. Sorunun köklü çözümü,
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin değiştirilmesidir.
Bu sistemin, Türk toplumunun adalet ihtiyacını ve kurumsal kapasitemizin verimliliğini
karşılayamadığını düşünüyoruz. Ancak bu değişiklik yapılmasa dahi, en azından bu konuya
ilişkin süre sınırlamasının getirilmesi gerekir. Verilen kararların objektifliği konusunda şüphe
oluşmaması ve adalet mekanizmasının töhmet altında kalmaması için bu adım atılmalıdır.
Siyaseti ve siyasetçiye olan güveni de aşındırabilecek bu alan kapatılmalıdır.

“MÜLKİYEYE DAİR BİR AİDİYET HİSSİ TAŞIRIZ”
İçişleri Bakanlığı için de hayırlı olmasını temenni ederim. Hususi özel bir itirazım yoktur.
Ancak mülki idarede içeriden yapılan atamaların, kurum içi hiyerarşiyi zedeleyebileceğini
düşünüyorum. Ben bir Mekteb-i Mülkiye mezunuyum ve mülkiyeye dair bir aidiyet hissi
taşırız. Bununla birlikte, bu kurumların siyasete daha açık olması gerektiğini düşünüyorum.
Devleti ve kurumları bilen, işleyişe hâkim kişilerin görevlendirilmesi önemlidir. İçeriden
yapılan atamaların, kurum içindeki hiyerarşiyi ve kurumsal yapıyı zedeleme riski vardır. Yeni
görev alanlara muvaffakiyet dilerim; inşallah hayırlı hizmetler yaparlar. Ancak devleti,
adaleti, mülki idareyi ve devletin kurumsal kapasitesini korumak; siyaseti ve siyaset
kurumunu aşırı kazanma hırsından muhafaza etmek gibi sorumluluklarımız vardır. Sistemler
de bunun için vardır. Mevcut sistem ise bu endişelere konu olacak ölçüde aksaklıklar
barındırmaktadır.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP