Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde kaleme aldığı yeni makalesinde deprem gerçeği, şehirleşme, imar uygulamaları, görev ve sorumluluk bilinci ile toplumsal ahlak konularına dikkat çekti.
“Bir Toplumun Çivileri Gevşerse” başlıklı makalesinde Akpınar, bir toplumun ya da devletin bir gecede çökmediğini belirterek, yaşanan büyük felaketlerin arkasında zaman içerisinde biriken ihmallerin bulunduğuna vurgu yaptı.
“Felaket, İlk Vidanın Söküldüğü Gün Başlar”
Demiryollarında cıvata ve vidaların zaman içerisinde sökülerek başka amaçlarla kullanılmasını anlatan bir örnek üzerinden değerlendirmelerde bulunan Akpınar, herkesin “Bir vidadan ne olacak?” düşüncesiyle hareket etmesinin zamanla büyük sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Akpınar, “Birisi birini söker, öteki diğerini… Ray gevşer, denge bozulur. Ve bir gün tren gelir. İşte felaket o gün başlamamıştır. Felaket, ilk vidanın söküldüğü gün başlamıştır. Trenin devrilmesi sadece son perdedir.” ifadelerini kullandı.
“6 Şubat’ta Yalnızca Binalar Yıkılmadı”
6 Şubat depremlerine de makalesinde geniş yer veren Akpınar, depremde yalnızca beton ve demirlerin değil, yıllar içerisinde biriken ihmallerin de enkaz altında kaldığını belirtti.
İmar kararlarında kamu yararının gözetilmemesi, yapı malzemelerinden tasarruf edilmesi, eksik işçilik, yetersiz denetim ve görevlerin ertelenmesi gibi birçok unsura dikkat çeken Akpınar, “Herkes bir vida söktü. Sonra tren geldi.” değerlendirmesinde bulundu.
“Depremi Ahlaksızlığa Bağlamak Kolaycılıktır”
Akpınar, depremlerin yalnızca toplumsal günahların sonucu olarak açıklanmasını doğru bulmadığını da ifade etti.
Depremin tabiat kanunlarının bir parçası olduğunu belirten Akpınar, Japonya örneği üzerinden bilim, mühendislik, sağlam yapılaşma ve etkin denetimin önemine dikkat çekti.
Akpınar, asıl meselenin depremi ahlaksızlığa bağlamak değil, “ahlaksızlığın depremi felakete dönüştürmesine engel olmak” olduğunu vurguladı.
“Ahlak, Vazifeni Kimse Görmediği Zaman da Doğru Yapabilmektir”
Ahlak kavramının yalnızca bireysel yaşamla sınırlandırılamayacağını belirten Akpınar, kamu görevlerinin de ahlaki bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Akpınar, mühendislerin doğru rapor vermesi, ustaların işlerini eksiksiz yapması, siyasetçilerin doğru kararlara imza atması ve kamu görevlilerinin görevlerini hakkıyla yerine getirmesinin toplumsal ahlakın bir parçası olduğunu kaydetti.
“Şehirlerin de Hakkı Vardır”
Makalesinde imar politikalarına da değinen Akpınar, şehirlerin geleceğinin kişisel veya belli çevrelerin menfaatlerine göre şekillendirilemeyeceğini söyledi.
Bilimsel veriler, zemin koşulları, ulaşım, nüfus artışı, ekonomi ve yaşam alanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akpınar, güvenli yapılaşmanın temel ölçütünün kişi veya grup talepleri değil, kamu yararı ve bilim olması gerektiğini vurguladı.
Akpınar, “Bir yerde beş kat güvenli ve şehircilik açısından doğruysa, sırf birkaç kişinin talebi veya baskısı yüzünden iki kata mahkûm etmek de şehircilik değildir. Tersi de doğrudur: İki kat yapılması gereken yere rant uğruna on kat vermek de cinayettir.” ifadelerini kullandı.
Dulkadiroğlu’nun Geleceğine Dikkat Çekti
Şehirlerin ihtiyaç duyduğu altyapı ve imar çalışmalarının ertelenmemesi gerektiğini belirten Akpınar, Kahramanmaraş’ın doğuya doğru gelişimini sağlayacak planlamaların önemine dikkat çekti.
Dulkadiroğlu’nun geleceğini ilgilendiren imar planlarının savsaklanmaması gerektiğini ifade eden Akpınar; kanalizasyon, içme suyu, yol ve diğer altyapı hizmetlerinin planlı şehirleşmenin temel unsurları olduğunu belirtti.
Akpınar, “Zor diye ertelerseniz şehir büyümeyi bırakmaz; plansız büyür. Planlı yapılaşmanın önünü açmazsanız kaçak yapılaşmanın önünü açarsınız.” değerlendirmesinde bulundu.
“Herkes Kendi Vidasını Sıkmak Zorunda”
Toplumsal sorumluluğun yalnızca yöneticilere yüklenemeyeceğini ifade eden Akpınar, aileden okula, esnaftan ustaya, muhtardan belediye başkanına, mühendisten siyasetçiye kadar herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
Kur’an-ı Kerim’den Yunus Suresi’nin 44’üncü ve Ra’d Suresi’nin 11’inci ayetlerine de yer veren Akpınar, insanın kendi sorumluluklarını yerine getirmesi ve tedbir almasının önemine dikkat çekti.
“Kurtuluş, Gevşeyen Vidayı Sıkmakla Başlar”
Makalesinin sonunda toplumsal yeniden inşanın bireysel sorumluluk bilinciyle başlayacağını vurgulayan Akpınar, herkesin bulunduğu yerde görevini en iyi şekilde yapması gerektiğini belirtti.
Akpınar, makalesini şu ifadelerle tamamladı:
“Çünkü medeniyet bazen büyük nutuklarla değil, kimsenin görmediği yerde sıkılmış küçücük bir vidayla ayakta durur.
Ve bir toplumun kurtuluşu da belki tam oradan başlar:
Herkesin, önce kendi gevşettiği vidayı yeniden sıkmasından…”
GENEL
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026GENEL
18 Ağustos 2026EKONOMİ
18 Ağustos 2026
1
KAFUM’da Fuar Heyecanı İlk Günden Zirve Yaptı
2
Filenin Aslanları, Efeler Ligi yolunda son kez taraftarı karşısına çıkıyor
3
Dulkadiroğlu’nda Yol Yapım Seferberliği Devam Ediyor
5
Büyükşehir’den Baba ve Oğullara Doğayla İç İçe Unutulmaz Kamp Deneyimi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.